Tarihi Dokusuyla Edirne
Hava durumunu dinlerken sıkça duyduğumuz ‘Balkanlar’dan gelen soğuk hava dalgası’ ifadesi, aklımıza ilk olarak Edirne’yi getirmez mi? Yemek denildiğinde ise hemen ciğer canlanmaz mı zihnimizde? İşte tam da bu düşüncelerle ve yolculuktan büyük keyif aldığımız dostlarımızla rotamızı Edirne’ye çevirdik.
Edirne, Trakya’nın en büyük şehri olmasının yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’na uzun yıllar başkentlik yapmış olmasından dolayı tarihi açıdan önemli bir şehrimiz. Hal böyle olunca adım başı tarihi bir yapıya rastlanıyor. Sokakları gezerken şehrin tarihi dokusu ile yüz yüze kalıyor insan. Bu eski yapıların kendi haline bırakılmış olması da gözlerden kaçmıyor. Ayrıca geleneksel spor faaliyetleri içinde yer alan yağlı güreş müsabakaları da Edirne’nin Kırkpınar ilçesinde yapılıyor.
Meriç ve Tunca nehrinin birleştiği Edirne, Bulgaristan ve Yunanistan’a sınır komşusu olması sebebiyle Türkiye’yi Avrupa’ya bağlıyor. Bu da şehrin önemini daha da artırıyor.
Edirne şehrimiz hakkında kısa bir bilgiden sonra gezilecek yerlere göz atalım mı? Her yeri gezmemiş olabiliriz ama önemli yerlerini kaçırmadığımızı düşünüyorum.
Selimiye Camii
Edirne’deki en önemli eser Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diye adlandırdığı Selimiye Camii. Gezerken büyülenmemek elde değil. İhtişamlı görüntüsü içine girildiğinde de devam ediyor. Kentin simgesi halini alan Selimiye Camii, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor. Geniş bir kubbeye sahip olmasına rağmen ayakların iç mekanı bölmeyişi insanı hayretler içinde bırakıyor.
Selimiye Vakıf Müzesi-Türk ve İslam Eserleri Müzesi
Selimiye Camii’nin taş duvarlarla çevrili dış avlusunda, Vakıf Eserleri Müzesi ve Türk-İslam Eserleri Müzesi bulunuyor. Osmanlı dönemine ait eserler, bir avlunun etrafında dizilmiş odalarda sergileniyor.
Selimiye Arasta Çarşısı
Selimiye ziyaretinin ardından hemen altında bulunan “Selimiye Arasta Çarşısı” gezilebilir. Hediyelik eşya almak için tercih edilecek bir yer. Sultan III. Murat zamanında Selimiye Camisi’ne gelir sağlamak amacıyla yaptırılmış.
Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi
Pek çok kişi tarafından ilgi çeken Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’nin, içinde darüşşifa ve bitişiğinde tıp medresesi bulunuyor. Trakya Üniversitesi tarafından gerekli restorasyonlar yapılarak hizmete açılmış. Darüşşifanın tedavi bölümü aslına uygun şekilde mankenlerle canlandırarak yapılmış. Müzeye 2004 yılında Avrupa Konseyi tarafından “Avrupa Müze Ödülü” verilmiş. Almış olduğu uluslararası ödüllerle adını yurt içi ve yurt dışında duyuran müze haline gelmiş.
Edirne Büyük Sinagogu
Edirne’nin tarihine bakınca gezilecek yerler bitmiyor. Edirne Büyük Sinagogu da bunlardan bir tanesi. Avrupa’da üçüncü, Türkiye’de ise en büyük sinagog olduğu biliniyor.
Sveti Georgi Bulgar Kilisesi
Edirne’de Bulgarların yaşadığı yıllarda Bulgar vatandaşlarının ibadet edebilmesi için bu kilise yapılmış. Temiz ve bakımlı olması ile dikkatleri üzerine çeken bir yapısı var.
Meriç Nehri – Tunca Nehri
Edirne’nin en güzel yerleri diyebileceğimiz Meriç ve Tunca nehirlerine sıra geldi. Nehirlerin çevresinde mesire alanları ve restoranlar bulunuyor. Üzerindeki köprüleri seyre dalınca tarihi yolculuk kaçınılmaz oluyor. Çok sevdiğimiz bu köprüde bol bol fotoğraf çekerek bu anlarımız unutulmaz hale geliyor. Meriç köprüsünden geçerek Karaağaç’a ulaşılabiliyor. Sıra Karaağaç tarafında tabii ki.
Karaağaç Eski Tren Garı-Güzel Sanatlar Fakültesi
Karaağaç’ta bulunan Eski Tren Garı, günümüzde Güzel Sanatlar Fakültesi olarak hizmet veriyor. Karşımıza çıkan Güzel Sanatlar Fakültesi bahçesinde, Lozan Anıtı ve Müzesi, raylar üzerindeki tren ile ziyarete gelenleri etkisi altına alıyor. Fotoğraf çekmek için saatlerinizi alabilir.
Lozan Anıtı
Lozan Anlaşması ile Karaağaç’ın tekrar Türk topraklarına kazandırılmasını ve bu anlaşmada kazanılan diplomatik zaferi temsil ediyormuş.
Üç konsol üzerine oturmuş sütunlardan oluşuyor. Birinci sütun Anadolu’yu, ikinci sütun Trakya’yı; Üçüncü sütun Karaağaç’ı simgeliyor. Bu sütunları birbirine bağlayan beton çember, birlik ve beraberliğin sembolü olup, bu çemberin ön yüzüne yerleştirilmiş bir genç kız figürü; estetiği, zarafeti ve hukuku temsil ediyormuş. Genç kız figürünün bir elindeki güvercin Barış ve Demokrasiyi, diğer elindeki belge ise Lozan Antlaşmasını simgeliyormuş. Anıtın ayaklarının yerleştiği yarım daire şeklindeki yarı çaplı havuz ülkemizi çevreleyen denizleri temsil ediyormuş.
Milli Mücadele ve Lozan Müzesi
Lozan Antlaşmasına ait kitap, belge ve dokümanların sergilendiği Milli Mücadele ve Lozan Müzesi’ni gezerken tarihin sayfalarını aralıyorsunuz.
Tulipa Restaurant
Karaağaç tarafına gitmişken yemek molası vereceğiniz Tulipa’dan bahsetmeden geçmek istemiyorum. Nezih bir restoran haline gelmiş olan Tulipa’nın hikayesi de tarih kokuyor.
Edirne’de hekimlik yapan Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla savaşa katılır. Savaş sonunda Edirne’ye döndüğünde kötü bir tabloyla karşılaşır. Her yer yıkık dökük haldedir. Rum bir vatandaşa ait olan bu konak, sahibinin mübadeleyle ülkeyi terk etmesi üzerine yıkıcının eline geçer. Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen konağı satın almış, onarmış ve ailesiyle uzun yıllar yaşamış. Daha sonra Edirne Valiliği’ne geçen konak restoran hizmeti vermeye başlamış. Bakımsız bir halde olan konak, Edirne’nin ailelerinden Suat ve Nihat Öztürk’ün satın almasıyla yeniden doğmuş. Edirne’nin simgesi laleden esinlenerek seçilen “Tulipa” ismiyle kapılarını açmış. Restoranın hemen yanında bulunan konağı gezerken eski zamanda yolculuğa çıkıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Kim bilir o merdivenler hangi ayak seslerine tanık olmuştur. Temiz, huzurlu ve evinizdeymiş hissi veren sıcak bir atmosfere sahip Tulipa’da keyifli vakit geçirebilirsiniz.
Karaağaç yolu üzerinde, dünyanın en büyük tavasını da görebilirsiniz. 8.Uluslararası Edirne Bando ve Ciğer Festivali kapsamında Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek amacıyla hazırlanan 2 tonluk ciğer tavası yapılmış ve Edirne’nin meşhur tava ciğeri pişirilmiş. Edirne’nin tanıtımına fayda sağlaması amacıyla da bu tava sergileniyor.
Uzun aradan sonra yine ilk beşimizi yapalım dedik.
- Güzel Sanatlar Fakültesi ve Meriç, Tunca Nehri
- Selimiye Camii
- Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi
- Edirne Büyük Sinagogu ve Sveti Georgi Bulgar Kilisesi
- Tulipa Restaurant
Yeni yerler keşfetmek ve değişik tatlarda buluşmak dileğiyle…


